• Shortcuts : 'n' next unread feed - 'p' previous unread feed • Styles : 1 2
aA :  -   + pdf Infos Unsubscribe

» Publishers, Monetize your RSS feeds with FeedShow:  More infos  (Show/Hide Ads)


   New window
Date: Monday, 28 Apr 2008 11:57
Beyaz eşya-klima-bilgisayar-elektrikli ev aletleri bakım ve servis hizmetleri
demir ranza,metal ranza alım satım,ucuz ranza,işçi ranzaları,işçi ranza
işçi yatakları,toptan ranza satış,şantiye ranzaları,şantiye yatakları
satılık eşya sitesi,büro mobilyaları alım satım,ofis mobilyaları alım satım

Ancak, işte gördük, '4. kuvvet' diye bilinen ve çalışma tarzıyla çok daha özgür olması beklenecek medyamız, '3. kuvvet' olan yargının yanında sınıfta kaldı. Savcının kaleme aldığı iddianameyi bile değerlendiremedi medya, muhtemelen mahkeme kararına yansıyacak bilgileri de görmezden gelecek...

Şemdinli'de bir kitabevine konulan bombayla başladı her şey. 'Kitabevi', işlevsel olarak, medya iler irtibatlı bir mekân. Bir kitabevine atılan bomba, bir yönüyle, basın mesleğine de atılmış sayılabilir. Halkın haber alma hakkı gibi önemli bir dürtü yetmiyor olsa bile, bir kitabevine bomba konulmuş olması, hepimizi ayaklandırmalıydı. Sessiz-sâkin izlemeyi seçtik Türk medyası olarak...

Bundan sonra da öyle kalacak mıyız?

Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Sunday, 27 Apr 2008 19:59
demir ranza,metal ranza alım satım,ucuz ranza,işçi ranzaları,işçi ranza
işçi yatakları,toptan ranza satış,şantiye ranzaları,şantiye yatakları
satılık eşya sitesi,büro mobilyaları alım satım,ofis mobilyaları alım satım
büro mobilyaları satış,büro koltukları satış,ofis koltukları satış,spot büro mobilyaları

Bu durumda okyanuslar, denizler ve göllerde, donma alttan başlayacaktı. Alltan başlayan donma, yüzeyde soğuğu kesecek bir buz tabakası olmadığı için, yukarı doğru devam edecekti. Böylece Dünya'daki göllerin, denizlerin ve okyanusların çok büyük bölümü dev birer buz kütlesi haline gelecekti. Denizlerin yüzeyinde sadece birkaç metrelik bir su tabakası kalacak ve hava sıcaklığı artsa bile, dipteki buz asla çözülmeyecekti. Böyle bir Dünya'nın denizlerinde hiçbir canlı yaşayamazdı. Denizlerin ölü olduğu bir ekolojik sistemde kara canlılarının varlığı da mümkün olamazdı. Kısacası Dünya, eğer su "normal" davransaydı, ölü bir gezegen olacaktı.

Suyun neden "normal" davranmadığı, yani 4°C'ye kadar büzüştükten sonra neden birdenbire genleşmeye başladığı ise, hiç kimsenin cevaplayamadığı bir sorudur.

Burada yalnızca birkaç tane örneği verilmiş olan suyun özellikleri, bu sıvının insan yaşamı için özel olarak yaratılmış olduğunu göstermektedir. Başka hiçbir gezegende böyle bir su kütlesinin olmaması, bunun sadece Dünya üzerinde bulunması elbette ki bir tesadüf değildir. İnsan yaşamı için özel olarak yaratılmış olan Dünya, yine özel olarak yaratılmış olan suyla canlandırılmıştır. Tüm canlılar için büyük bir nimet olarak suyu yaratan Allah'tır. Allah Vakıa Suresi'nde şöyle buyurmaktadır:

Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi? (Vakıa Suresi, 68-70)

http://2elesyaalimsatim.wordpress.com/

http://2elesya.wordpress.com/

http://ikincielesya.wordpress.com/

http://eskiesyaalimsatim.wordpress.com/

http://ikincielesyaalimsatim.wordpress.com/

Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Wednesday, 16 Apr 2008 11:18
satılık eşya sitesi,büro mobilyaları alım satım,ofis mobilyaları alım satımbüro mobilyaları satış,büro koltukları satış,ofis koltukları satış,spot büro mobilyalarıspot ofis mobilyaları,ikinci el büro mobilyaları,ikinci el ofis mobilyalarıikinci el büro mobilyaları alım satım,ikinci el ofis mobilyaları alım satımMesih Planı'nın bu kehanetsel kısmı devam ederken, bir yandan da stratejik yönü işliyordu. Bu stratejik yön, temel olarak, Yahudilerin önündeki düşman güçlerin tasfiye edilmesine yönelikti. Yahudiler, Kutsal Topraklar'ın kendilerine ait olduğunu reddeden, aksine onlara pek iyi bakmayan güçleri ortadan kaldırmak zorundaydılar. Bunu yapmadan, ikinci büyük kehaneti gerçekleştirmeleri, yani dünyanın dağıldıkları dört bir ucundan Kutsal Topraklar'a dönmeleri de mümkün değildi. Ortadan kaldırmaları gereken güçlerin başında da, Katolik Kilisesi geliyordu. Yahudileri "İsa'nın katilleri" olarak gören, Kutsal Topraklar üzerindeki hak iddialarını ve "Seçilmiş Halk" öğretilerini kesinlikle tanımayan Kilise müstakbel bir Yahudi egemenliğinin önündeki en büyük engeldi. Yahudiler ancak Kilise'nin otoritesini yıkarlarsa Avrupa'nın yönetiminde etki sahibi olurlar ve bu durumda da Avrupa'yı kendilerini Kutsal Topraklar'a döndürmek ve bunun iMesih Planı'nın bu kehanetsel kısmı devam ederken, bir yandan da stratejik yönü işliyordu. Bu stratejik yön, temel olarak, Yahudilerin önündeki düşman güçlerin tasfiye edilmesine yönelikti. Yahudiler, Kutsal Topraklar'ın kendilerine ait olduğunu reddeden, aksine onlara pek iyi bakmayan güçleri ortadan kaldırmak zorundaydılar. Bunu yapmadan, ikinci büyük kehaneti gerçekleştirmeleri, yani dünyanın dağıldıkları dört bir ucundan Kutsal Topraklar'a dönmeleri de mümkün değildi. Ortadan kaldırmaları gereken güçlerin başında da, Katolik Kilisesi geliyordu. Yahudileri "İsa'nın katilleri" olarak gören, Kutsal Topraklar üzerindeki hak iddialarını ve "Seçilmiş Halk" öğretilerini kesinlikle tanımayan Kilise müstakbel bir Yahudi egemenliğinin önündeki en büyük engeldi. Yahudiler ancak Kilise'nin otoritesini yıkarlarsa Avrupa'nın yönetiminde etki sahibi olurlar ve bu durumda da Avrupa'yı kendilerini Kutsal Topraklar'a döndürmek ve bunun için de Kutsal Topraklar'ı İslam egemenliğinden çıkarmak için kullanabilirlerdi.çin de Kutsal Topraklar'ı İslam egemenliğinden çıkarmak için kullanabilirlerdi.
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Tuesday, 08 Apr 2008 12:21
Absorbe, peltier ve kompresor sıstem mini buzdolabı ve minibar üretimi...su sebili, buz, bulaşık, çay, ofis mobilyaları şatış,ofis ve büro mobilyaları satış,büro mobilyaları satışofis mobilyalarımı satmak istiyorum,büro mobilyalarımı satmak istiyorum,ofisimi satmak istiyorum,büromu satmak istiyorum,Kısacası İsrail elçisi, ülkeye gelişine karşı çıkan Baş Yargıç, Devlet bakanı, Adalet Bakanı gibi Müslümanları "siyasi tasviye"ye uğratmış ve ardından da Müslümanlara karşı genel bir baskı politikası uygulatmıştı.
İsrail'in Çad Müslümanlarına karşı giriştiği savaş bununla kalmadı. Az önce de belirttiğimiz gibi Yahudi Devleti 1980'de başlayan iç savaşta da Müslümanların karşısında yer aldı. Bu iç savaşta kuzeyli Müslümanların lideri Goukouni Oueddi idi. İşin ilginç yanı ise güneyli Hıristiyan/putperest ittifakın başında da bir sözde Müslümanın, daha doğrusu "Müslüman kökenli" bir kişinin, Hissen Habré'nin yer alışıydı...
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Monday, 07 Apr 2008 18:31
satılık eşya sitesi,büro mobilyaları alım satım,ofis mobilyaları alım satımbüro mobilyaları satış,büro koltukları satış,ofis koltukları satış,spot büro mobilyalarıspot ofis mobilyaları,ikinci el büro mobilyaları,ikinci el ofis mobilyalarıeski eşya alım satım,ev eşyaları alım satım,eski eşya satış,eski eşya satılık,eski eşyalar alınır ev eşyaları alınır satılırCFR'nin önde gelen beyinlerinden George Kennan'ın 1948 yılında söylediği sözler, Üçüncü Dünya savaşının mantığını kavramak bakımından önemlidir. Kennan, şöyle diyordu: "Dünya servetinin %50'sine ama nüfusunun %6.3'üne sahibiz... Bu durumda kıskançlık ve kızgınlık odağı olmamız gayet normal. Önümüzdeki dönemde asıl görevimiz bu ayrıcalıklı pozisyonunun devamını sağlayacak bir ilişki modeli kurmamızdır." 144
Evet, en başta Amerika'nın yer aldığı Birinci Dünya, Üçüncü Dünya'nın yanında inanılmaz bir zenginliğe sahipti. Bir taraf açlıktan ölürken, öbür taraf aşırı lükslerle dolu birer tüketim toplumuydu. Ve CFR ideoloğu George Kennan'ın dediği gibi Birinci Dünya, en başta da Amerika, bu adaletsiz sistemin sürmesi için çaba harcamak zorundaydı. Bu, Batı ile Üçüncü Dünya arasında geçecek bir savaş demekti.
Bu doğal bir durum olarak karşılanabilir. İnkarcı insanın bencil tabiatının bir sonucu olarak, Batı'nın elindeki lüksleri Üçüncü Dünya ile paylaşmamak istememesinin ve bu nedenle de Üçüncü Dünya'ya karşı savaş açmasının mantığı anlaşılabilir. Anlaşılması daha zor olan bir şey varsa, o da neden


HABER ARŞİV
Giysiler Artık Oda Sahibi Oldu
Yeni Bir Hayat Tarzı
Oturma İşlevinin Vazgeçilmez Hafifliği
Kişisel Tercihlere Uygun Çözümler
Modern ve Kaliteli Mobilyalar
Konforlu Odalar
Kendinize uygun Dolabı Kurun
Farklı Bir Koltuk
Aksesuar ve Mobilyada Varak
Mobilya Gerçekleri
Hayata Renk Katacak Ürünler
Koltuklarımız Artık Rengarenk
Hayata Değişik Bir Pencereden Bakın
Derinin Hem Sefası Hem de Cefası
Çalışma Üniteleri İçin Ortam Belirleme
Bebekler İçin Özel Oda Tasarımları
Raylı Dolaplar
Modüler Mobilya Tekrar Popüler
Yemek Masaları
Stor Sistemler
Şık Yaşam Alanları
İhtiyacınız Olan Ürünler
Tasarım Ve Kalite
Gençlerin Dünyası
Odanıza Uygun Kitaplık
Tasarımcılar Bir Arada
Tematik Tasarımlar
Masaj Koltukları
Anı Yakalayan Tasarımlar
Çarpıcı Köşe Takımları
Modası Geçmeyen Çağdaş Klasikler
Çocuğunuza Göre Oda Yapın
İhtiyaca Göre Oda
Son Yenilikler Mobilya Fuarlarlarında
Ligne Roset Sahnelere Geri Döndü
Çinliler'in Vazgeçilmez Dolapları
Hayalinizdeki Boşlukları Doldurun
Özel Ürünler
Beyaz Bir Kolleksiyon
Tik Mobilyaların Bakımı
Rahat ve Dinamik Formlar
Yatak Odasına Şık Mobilyalar
Kendinden Isıtmalı Mobilya Sehpa
Koltukların Yüzü Gülüyor
İkinci El Tasarımlar
Deri Mobilyalara İtalyan Dokunuşu
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Wednesday, 26 Mar 2008 11:10
kullanılmış eşya alım satım,eski eşyacı,eski eşya satılır,eski büro malzemeleri,eski ofis mobilyaları,eskici,2.elci,anadolu yakası eski eşya,avrupa yakası eski eşya alım satım,kağıthane spot eşya,anadolu yakası eskici,anadolu yakası spotcu,avrupa yakası eskici,avrupa yakası eşya alım satım, Kenya ve Fildişi Sahilleri'nin Hırsız Liderleriya da İsrail'in Yakın Dostları
Kenya, her zaman için Batı yanlısı bir ülke olmuştur. Belki de bunun bir yansıması olarak, Kenya liderlerinin ortak özelliği, büyük miktarda haksız kazanç sağlamalarıdır. Örneğin 1964'de ülkenin bağımsızlığına önderlik eden Jomo Kenyatta, bir süre sonra boğazına kadar yolsuzluğa batmış ve ülkenin zenginliğini adeta kendi yakın çevresine bölüştürmüştür. Ayrıca kendi kabilesi olan Kikuyu'ya ülkedeki diğer kabilelere göre son derece adaletsiz bir kayırma politikası uygulamış, diğer kabilelere baskı uygulamıştır. 1978'de bu kez de Kikuyulu olmayan bir Başkan, Daniel Arap Moi iktidara gelmiş, ancak onun rejimi de en az bir önceki kadar baskıcı olmuştur. Moi rejiminin bir diğer özelliği de, aynı önceki gibi dev boyutlarda yolsuzluklara sahne olmasıdır. Başkan Moi Afrika'daki en zengin insan olarak bilinir, çaldığı paralar sayesinde elbette...
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Thursday, 20 Mar 2008 11:19
kullanılmış eşya alım satım,eski eşyacı,eski eşya satılır,eski büro malzemeleri,eski ofis mobilyaları,eskici,2.elci,anadolu yakası eski eşya,avrupa yakası eski eşya alım satım, Kenan Diyarının Etnik Temizliği
Kitabın başından beri incelediğimiz gibi, Kuran'ın İsra Suresi'nin başında haber verilen "İsrailoğulları'nın ikinci yükseliş ve bozgunculuğu", Yahudi geleneğindeki Mesih inancına karşılık gelmektedir. Kuran'da, İsrailoğulları'nın bozgunculuk özelliği şöyle bildirilir: "Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik: "Muhakkak siz yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle kibirlenecek-yükseleceksiniz." (İsra Suresi, 4)
Bu bozgunculuğun iki ayrı boyutu vardı. Biri, global olanıydı: 20. yüzyılı kasıp kavuran savaşların önemli bir bölümünün ardında, "İsrailoğulları"nın büyük rolü olduğuna değindik. I. ve II. Dünya Savaşları'nda, Vietnam Savaşı gibi bölgesel savaşlarda ya da Amerikan kaynaklı dış müdahale/terör geleneğinde Yahudi önde gelenlerinin politik kurumunun, yani CFR'nin büyük etkisinin olduğunu gördük. 11. bölümde, İsrail'in Üçüncü Dünya'yı saran terör ağını daha ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Thursday, 13 Mar 2008 11:23
2.el eşya,2.el ev eşyası satım,2.ci el eşyalar,2.el eşyalar,2.el temiz eşya,eski ve yeni ev eşyaları,sıfır ve kullanılmış eşyalar,kullanılmış eşya alım satım,eski eşyacı,eski eşya satılır,eski büro malzemeleri,eski ofis mobilyaları,eskici,2.elci,anadolu yakası eski eşya,avrupa yakası eski eşya alım satım, Walvoord, bana tüm Evanjeliklerin inandığı şeyi şöyle açıkladı; Tanrı, tüm insanlara aynı şekilde bakmamaktadır. İnsanları iki kategoriye ayırır; Yahudiler ve Yahudi-olmayanlar. Tanrı'nın bir dünyevi bir de uhrevi olan iki planı vardır. Dünyevi olan Yahudiler içindir. Uhrevi olan ise yeniden-doğmuş (Evanjelik) Protestanlar içindir. Öteki insanlar, örneğin budistler, Müslümanlar ya da Evanjelik olmayan insanlar, Tanrı için önem taşımazlar.60
Bu ilginç inanca göre, Yahudiler Tanrı'nın Seçilmiş Halkı'dır ve onlar için dünya egemenliğini öngören ilahi bir plan hazırlanmıştır. Evanjelikler ise bu plana destek olacaklar ve kendileri için gerçek kurtuluş ahirette gerçekleşecektir. Yahudiler için kurulmuş olan plan ki Evanjeliklerin "ilahi" sandıkları bu plan, kitabın başından beri incelediğimiz, Kabalacılar tarafından hazırlanmış olan Mesih Planı'ndan başka bir şey değildir Mesih'in
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Thursday, 06 Mar 2008 11:56
alım satım ucuz eşya seri sonu spot mallar mallar seri sonu ucuz eşyalar herşey çok 37 ekran televizyon,56 ekran televizton,çamaşır makinası,saç kurutma makinasıucuz ucuz spot eşya2. el ev eşyası alım satım,2.el eşya alış satış,2.el büro mobilyaları, başladılar. Sözkonusu bütünleşme, Trilateral'in yaratmayı hedeflediği "Kuzey bütünleşmesi"ni çok kısa süre içinde gerçeğe dönüştürdü.
Noam Chomsky, ABD'nin Üçüncü Dünya'yı gerçekte her zaman "asıl tehdit" olarak kabul ettiğini, Soğuk Savaş'ın bitiminin bunu yalnızca görünür kıldığını şöyle anlatıyor:
Üçüncü Dünya'nın nükleer kapasitesine son yıllarda, tam da artık Sovyet tehdidinin ve ona bağlı olarak dış müdahale yapma gerekçesinin kalmamış olduğu bir anda dikkat çekilmesi ilginçtir. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından silahlanma ihtiyacımızın daha da arttığı söylenmiştir. Kongre'de 20 Mart 1990 günü Bush yönetiminin milli güvenlik stratejisi ile ilgili olarak sunulan rapor, Üçüncü Dünya'nın potansiyel çatışma alanı ve ABD çıkarları için en büyük tehlike olduğunu ilan etmiştir... Kısacası, görülmektedir ki Ruslar gitmişlerdir, yanlarında Amerikan halkını
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Thursday, 28 Feb 2008 11:48
uygun fiyatlara ev eşyaları,ucuz eşya,ucuz büro mobilyaları,ucuz ofis mobilyaları,cazip eşya,kelepir eşyalar,makul fiyatlara eşya,ucuz çekyat,ucuz baza,ikinci el çekyat,ikinci el baza,ikinci el bilgisayar masasıofis mobilyaları imalat,büro mobilyaları imalatTüm bu soruların cevaplarını aramadan önce, Soğuk Savaş hakkındaki "resmi" tarihin biraz dışına çıkıp, bu büyük süreç hakkında öne sürülen farklı yorumları değerlendirmekte yarar var. Bu yorumların en önemlilerinden birini, New York Üniversitesi'nde görevli "seçkin sosyoloji profesörü" Immanuel Wallerstein yapıyor. Aydınlanma felsefesinin ve "Newtoniyen-Baconiyen" geleneğe bağlı Batı biliminin açıklarını yakalayan ve bu nedenle de Batı'nın az sayıdaki "farklı" düşünürlerinden biri olan Wallerstein, Soğuk Savaş'ı genel görüşten farklı yorumluyor. Wallerstein, söze, iki "kutup" arasındaki ideolojik paralelliği vurgulayarak giriyor:
1917... yirminci yüzyılın iki büyük ideologunun (Woodrow Wilson ve Lenin) dünya sahnesine çıktıkları uğraktı. Wilson Amerikanizmin, yahut 'dünyayı demokrasi için emin hale getirme' teklifinin propagandasını yapıyordu
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Thursday, 21 Feb 2008 12:41
spot mutfak ıkıncı el eşya dekorasyon ikinciel bebek eşyaları büroikinçi el eşyalar masa ikinciel ev eşyaları oturma grupları mobilyamasa mobilya ofis eşya ankara mobilya izmir mobilyaları ikinci bilgisayar ilişkileri ayrıntılı olarak anlatıyor. Buna göre, ilk temas, 1925 yılında antisemit Başbakan Wladyslaw Grabski ile ülkedeki Siyonist hareketin iki önemli ismi Leon Reich ve Osias Thon arasında gerçekleşmişti. Temaslar sonucunda Ugoda adı verilen bir pakt anlaşması imzalandı. Paktı imzalayan kişi, yani Siyonistlerin yeni müttefiki, antisemit Başbakan Wladyslaw Grabski idi. Grabski Amerika'dan ekonomik destek bulma ümidindeydi ve Siyonistlerle yaptığı anlaşmanın bu konuda kendisine yardımcı olacağını düşünmüştü. Siyonistler ise kendilerince önemli kazançlar elde etmişlerdi. Ordudaki Yahudiler için özel koşer mutfaklar kurulacak ve okullarda Yahudi öğrenciler cumartesi günleri yazı yazmak zorunda bırakılmayacaklardı. (Yahudi dininde cumartesi günü iş yapmak yasaktır). Lenni Brenner, antisemit Başbakan ile yaptıkları bu anlaşma nedeniyle Reich ve Thon'un bazı Yahudilerce hain olarak görüldüğünü yazıyor
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Wednesday, 13 Feb 2008 11:51
topkapı spot eşya,2.el eşya alım satım,2. ci el eski eşya alış satış.uygun fiyatlara ev eşyaları,ucuz eşya,ucuz büro mobilyaları,ucuz ofis mobilyaları, Siyonistler, Jön Türkler'i ideolojik yönden de olumlu buluyorlardı. Çünkü Rıfat İnsel'in vurguladığı gibi, Batı'nın "pozitivist" öğretileri üzerine kurulu olan localarda yetişen Jön Türkler, hiçbir İslami kimlik taşımıyorlardı. Dolayısıyla, iktidara geldiklerinde bir İslam Birliği değil, "ulus-devlet" kurmaya yönelik davranacakları belliydi. Böylesi bir iktidardan Kutsal Topraklar için taviz istemek ise zor olmayacaktı. Ayrıca Jön Türkler'in bu seküler (din-dışı) yapısı, yalnızca Kutsal Topraklar'ın alınması açısından değil, Yahudi önde gelenlerinin tercih ettikleri devlet ve toplum modeline uygun olması yönünden de onay almıştı.
Bu ortam içinde Abdülhamid'e karşı gelişen muhalefet, asıl büyük icraatını 31 Mart Ayaklanması ile gerçekleştirdi. Sözde ayaklanmayı bastırmak için Makedonya'dan İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, isyanı bahane ederek Abdülhamid'i tahtından indirdi. Böylece doğal ittifakın önündeki en büyük engel ortadan kaldırılmış oluyordu. Abdülhamid'i tahtında indiren Hareket Ordusu komutanı Mahmut Şevket'in kişiliği ise "doğal ittifak"ın rolünü yansıtması açısından ilgi çekiciydi. Çetin Yetkin, Türkiye'nin Devlet Yaşamında Yahudiler adlı kitabında, Mahmut Şevket'in geçmişindeki ilginç bir bağlantıyı not ediyor:
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Saturday, 09 Feb 2008 11:35
demir ranza,metal ranza alım satım,ucuz ranza,işçi ranzaları,işçi ranzaişçi yatakları,toptan ranza satış,şantiye ranzaları,şantiye yataklarıspot ofis mobilyaları,ikinci el büro mobilyaları,ikinci el ofis mobilyalarıikinci el büro mobilyaları alım satım,ikinci el ofis mobilyaları alım satımSol ya da sosyalizm böyle doğdu. Sosyalizmin tezi çok ilginçti: Kitlelere, "Düzen'e karşı direnin" mesajını veriyordu. Ancak bunu yaparken, onları, Düzen'i yıkabilecek tek güç olan dinden uzaklaşmaya çağırıyordu. "Dini bırakın ki, Düzen yıkılsın" diyordu sosyalistler. Böylece Düzen'e karşı oluşan halk tepkisi, bir tür çıkmaz sokak içinde boğulmuş oluyordu. Sosyalizm masalı, ezilenleri oyalamak için bugünlere dek ustaca kullanıldı. Kitabın 6. bölümünde, Sovyet-Amerikan çatışmasının perde arkasını incelerken sosyalizmin "sahte muhalefet" olduğuna dair ayrıntılı bilgiler göreceğiz. Şimdi yalnızca sosyalizmin doğuşundaki Yahudi-masonik etkiye değinmekte yarar var.
Sosyalist-masonik geleneğin oluşmasında en önemli rol, 1776 yılında Almanya, Bavyera'da kurulan "İllüminati" (İllümineler) adlı loca tarafından oynandı. Locanın Yahudi asıllı kurucusu Adam Weishaupt, örgütün amaçlarını şu şekilde sıralamıştı:
1- Bütün monarşilerin ve düzenli hükümetlerin feshedilmesi,2- Şahsi mülkiyet ve verasetin feshedilmesi,3- Aile hayatı ve evlilik kurumunun feshedilmesi ve çocuklar için komünal bir eğitim sisteminin kurulması,4- Bütün dinlerin feshedilmesi
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Sunday, 03 Feb 2008 12:50
su sebili, buz, bulaşık, çay,ofis mobilyaları şatış,ofis ve büro mobilyaları satış,büro mobilyaları satışofis mobilyalarımı satmak istiyorum,büro mobilyalarımı satmak istiyorum,ofisimi satmak istiyorum,büromu satmak istiyorum, eski eşya alım satım,ev eşyaları alım satım,eski eşya satış,eski eşya satılık,eski Süleyman Tapınağı, Yahudilerin yanında, Yahudilikten etkilenmiş örgütler için de büyük önem taşır. Tapınak'ın, kendisine Allah katından bazı olağanüstü güçler verilmiş ve böylece büyük bir egemenlik elde etmiş olan Hz. Süleyman'ın gücünün sembolü olduğuna kuşku yok. Ama Kuran'da Yahudilerin Hz. Süleyman'a olan bakış açısıyla ilgili önemli bir bilgi verilmektedir:
"Ve onlar (Yahudiler) Süleyman'ın mülkü aleyhinde şeytanların uydurduklarına uydular. Süleyman ise küfretmedi; ancak şeytanlar küfretti..." (Bakara Suresi, 102)
Ayetten anlaşılan, Hz. Süleyman'ın ve de dolayısıyla Tapınak'ın Yahudilerce ilahi değil, şeytani bir biçimde yorumlandığıdır. Yahudiler Hz. Süleyman'ın büyüyü kullanarak güç ve hakimiyet elde ettiğine inanırlar. Kabalacılar'dan Tapınakçılar'a, Gül-Haçlar ve masonlara uzanan gelenek de aslında bu "şeytani" yorumdur.
Yanda gözüken Süleyman Tapınağı'nın Kabalist bir çizimi. Diagram'ın içinde Kabala sembollerinin yanında Gül-Haçlar'ın sembolü olan gül ve haç ve masonların ünlü sembolü "üçgen içinde göz" yer alıyor...
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Sunday, 27 Jan 2008 12:13
eşyalar alınır ev eşyaları alınır satılırdemir ranza,metal ranza alım satım,ucuz ranza,işçi ranzaları,işçi ranzaişçi yatakları,toptan ranza satış,şantiye ranzaları,şantiye yataklarıkrom dolap paslanmaz çelik dolap alım satım krom ve paslanmaz çelik alınır satılır.her türlü lokanta şarküteri kasap malzemeleri alım satım alınır satılır.Protestan akımı, uzun mücadelelerden, kanlı mezhep savaşlarından sonra Avrupa'nın kuzeyini tamamen ele geçirdi. Bunun ise oldukça önemli sonuçları oldu... Bu sonuçlardan biri, Protestanlığın taşıdığı Yahudi sempatizanı çizgiden kaynaklanıyordu: Kuzey Avrupa'da ilginç bir Protestan-Yahudi ittifakı doğdu, çoğu İspanya kökenli olan Yahudiler önemli kuzey şehirlerinde cemaatler kurdular ve Protestan ahlakın yerleştiği topraklarda ilk kapitalizm uygulamalarını başlattılar.
Bu şekilde dünyanın ilk kapitalist şehri doğdu. Bugün Yeni Dünya Düzeni de dediğimiz düzen, ekonomik ve ahlaki olarak kapitalizm üzerine kuruludur. Maddeci, ilahi kaynaklardan kopuk, ilerlemeci bir ideolojiye dayalı ve kendine hedef olarak da bir "yeryüzü cenneti" belirlemiş olan kapitalizm, Avrupa insanının büyük bir zihinsel değişim geçirmesi sonucunda ortaya çıkabilmiştir. En büyük faktörünün Protestanlık olduğu bu değişimin kökenini daha ayrıntılı olarak 2. bölümde inceleyeceğiz. Burada yalnızca, kapitalist kurum ve yapıların, kapitalist sistemin ilk kez ortaya çıkmaya başladığı, yer olan, o dönemlerin "süper gücü" Hollanda'nın başkenti Amsterdam'a göz atacağız. Amsterdam, ya da diğer adıyla "Yeni Kudüs"...
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Sunday, 27 Jan 2008 12:12
eşyalar alınırev eşyaları alınır satılırikinci el büro mobilyaları alım satım,ikinci el ofis mobilyaları alım satımofis mobilyaları imalat,büro mobilyaları imalatofis mobilyaları şatış,ofis ve büro mobilyaları satış,büro mobilyaları satışofis mobilyalarımı satmak istiyorum,büro mobilyalarımı satmak istiyorum,nedenle, Yahudi öğretisini tasdik eden Protestan hareketi, Mesih Planı açısından çok büyük bir aşamaydı. Luther'in Kabalacılarca "Mesih'in yollarını açan adam" olarak yorumlanmasının nedeni budur. Grace Halsell Protestanlığın etkilerini anlatmaya devam ediyor:
Hıristiyanların neden birden bire tüm Yahudilerin Filistin'e gitmesi gerektiği yönünde düşünmeye başladıkları, çok az akademisyen tarafından incelenmiştir. Bu, geleneksel Hıristiyan öğretisinde var olmayan bir düşüncedir. Protestanların, Kilise'nin geleneksel düşmanı olan Yahudiler hakkında neden cilt cilt kehanet kitapları yazmaya başladıkları, neden onlara büyük bir teolojik önem verdikleri de fazla araştırılmamıştır. Şu bir gerçektir ki, Reformasyonun ardından, Avrupalı Hıristiyanlar Yahudilere çok daha fazla ilgi duymaya başlamış ve onlara yönelik bakış açılarını değiştirmişlerdir... Bazı tarihçiler, bu durumu, Rönesans ve Reform hareketlerinin İbrani literatürüne olan ilgisine ve özellikle de Reform'un Eski Ahit üzerindeki vurgusuna bağlarlar. Reform'un bu özelliği, Yahudiler üzerindeki ilgiyi artırmış ve bunun sonucu da Yahudileşme hareketleri gösteren Protestan mezhepleri doğmuştur.
Bir kısım tarihçilere göre ise, Reform, tam anlamıyla bir 'İbranileşme' ya da 'Yahudileşme' hareketidir. Protestanların Yahudi geleneğinde yer alan Mesihçilik (Mesih bekleme) ve binyılcılık (yeryüzünde bin yıl sürecek bir Mesih idaresi) kavramlarını kabul etmeleri, bunun bir işaretidir.
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Saturday, 19 Jan 2008 11:18
ofis mobilyalarımı satmak istiyorum,büro mobilyalarımı satmak istiyorum,ofisimi satmak istiyorum,büromu satmak istiyorum,37 ekran televizyon,56 ekran televizton,çamaşır makinası,saç kurutma makinasıelektronik alanındaev eşyalarımı satmak istiyorum,eşyalarımı satmak Beyazeşya elektronik klima süpürgeler ankastra ürünler cep İsrail'in var olma hakkını tanıyoruz. İsrail'in Yahudi vatandaşları, atalarının diyarı olan Filistin'de barış ve güven içinde yaşama hakkına sahiptirler. Ama mutlaka aynı toprağın diğer sahipleri olan Filistinli Müslümanların da yaşama hakkını tanımaları, onların topraklarını işgal altında tutmaktan vazgeçmeleri, 30 yılı aşkın bir süredir yaptıkları tahribatı tamir ve tazmin etmeleri gerekir.
Ülkemizdeki Yahudi vatandaşlarımızın (ve diğer tüm diaspora Yahudilerinin), hiçbir endişe ve tedirginlik hissetmeden, huzur ve güven içinde yaşamalarını sonuna kadar savunuyoruz. Tarihin utanç verici bir sayfası olan "Varlık Vergisi" gibi kabul edilemez baskıların bir daha asla tekrarlanmaması, Yahudi, Rum, Ermeni, Katolik, Protestan ve diğer tüm farklı inançlara mensup, yani "Kitap Ehli" vatandaşlarımızın, inançlarıyla, adetleriyle, gelenekleriyle, yaşam biçimleriyle alabildiğince özgür ve rahat yaşamalarını diliyoruz.
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Monday, 14 Jan 2008 10:52
eşyalarımı satmak istiyorum,eşyalarımı satmak istiyorum Spot, beyaz eşya, doğubank, elektronik, dvd, tv, uydu, fax, plazma tv, buzdolabı, klima,Beyazeşya elektronik klima süpürgeler ankastra ürünler cep telefonları Sancak Müslümanları, Arnavutluk ve hatta Makedonya, "Türkiye şemsiyesi" altına girmek için istekli davranacaklardır. Bu iki ülkeyle zaten mevcut ancak yetersiz olan ikili anlaşmalar, çok daha kapsamlı bir zemin, özellikle de askeri zemin üzerinde genişletilebilecektir.
İşte bu sayede, tarihi ve kültürel yönden mevcut, ancak siyaseten kayıp olan Türko-İslami eksen, fiili bir biçimde, askeri ve politik anlamda ortaya çıkabilir.
Kosova'da ne Yapmalı?
Balkanlar'daki Türko-İslami kuşağın şu an en sıcak bölgesi Kosovadır. Sırp yayılmacılığı 1980'lerin sonlarında dişlerini ilk kez Kosova'da göstermişti. Aradan 10 yıl geçtikten ve Hırvatistan ve Bosna dosyaları -en azından şimdilik- rafa kaldırıldıktan sonra, Belgrad'ın terörü bu kez yine Kosova'yı hedef aldı. Bu satırların yazıldığı sıralarda Kosova köyleri Sırp birlikleri tarafından avlanıyor.
Peki bu durum karşısında "Osmanlı vizyonu"na sahip bir Türkiye'nin politikası ne olmalıdır?
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Monday, 07 Jan 2008 10:44
eşyalar alınırev eşyaları alınır satılırarçelik ürünleri, yalova, arcelik, mutfak, ankara, ankastre, bayileri, beyaz eşya, bilgisayar, bulaşık makinaları, makinası, makineleri, makinesi,resimleri ev eşyalarımı satmak istiyorum,eşyalarımı satmak AIPAC her zaman yüzde yüz sadakat istiyor. Eğer Hathaway gibi bir Senatör yalnızca bir kez bile işbirliği yapmakta tereddüt gösterirse, onu anında defterden siliyorlar." Bir başka Senatör ise olay üzerine şu yorumu yapmıştı: "AIPAC'i memnun etmek için tam sadık olmanız gerekir; % 99.44'lük bir sadakat yeterli değildir. Hathaway'in 1978'deki hezimetinin nedeni, AIPAC'in istediği bu 'saf sadakat'i gösterememiş olmasıdır.
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
   New window
Date: Wednesday, 02 Jan 2008 12:15
büro mobilyaları satış,büro koltukları satış,ofis koltukları satış,spot büro mobilyalarıspot ofis mobilyaları,ikinci el büro mobilyaları,ikinci el ofis mobilyalarıGazeteci Ruşen Çakır, Milliyet'te yayınlanan "ABD'nin Refah Dosyası" başlıklı bir yazı dizisinde Amerika'daki farklı çevrelerin radikal İslam'a karşı farklı yaklaşımlar içinde olduğuna dikkat çekmişti. Çakır'ın vurguladığı konuların başında (RP de dahil olmak üzere) İslami kesimlere karşı "şahin" politikaları savunanların, asıl olarak Amerikalı Yahudiler ya da İsrail lobisine yakınlığı ile tanınan kişiler oluşu geliyordu."Yahudi kökenlilerin, ABD'nin Ortadoğu'ya yönelik dış politikalarının belirlenmesinde epeyce etkin oldukları, büyük medya kuruluşlarını ve belli başlı düşünce üretim merkezlerini (think-tank) denetledikleri biliniyor. Bu çevreler RP'yi yakından izliyorlar ve onun hakkında pek olumlu düşüncelere sahip oldukları söylenemez" diyen Çakır, Amerika'da İslam'a yönelik üç farklı bakış açısının olduğunu söylüyor ve bunları "şahinler, güvercinler ve ortayolcular" olarak nitelendiriyordu. "Şahinler", İsrail yanlılarıydı. Çakır şöyle yazıyordu:
Author: "zeki (noreply@blogger.com)"
Send by mail Print  Save  Delicious 
Next page
» You can also retrieve older items : Read
» © All content and copyrights belong to their respective authors.«
» © FeedShow - Online RSS Feeds Reader